Sezgin Tanrıkulu, TBMM Genel Kurulu’nda Ceza İnfaz Kurumlarındaki İhlallerin Araştırılmasına İlişkin Konuştu

06.05.2026

TBMM Genel Kurulu’nda ceza infaz kurumlarındaki ihlallerin araştırılmasına ilişkin DEM Parti’nin Meclis araştırma önergesi görüşüldü; önerge AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildi. Önerge üzerine CHP Grubu adına konuşan Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, konuşmasında BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen’in Gaziantep’te tutuklu bulunduğunu belirterek, cezaevlerindeki koşullara ilişkin bir mektubu aktardı. Diyarbakır Barosu'nun Diyarbakır Çocuk Cezaevi ile ilgili hazırladığı 77 sayfalık rapora da değinen ve cezaevlerindeki uygulamaların gözden geçirilmesi gerektiğini ifade eden Tanrıkulu şunları söyledi:

"Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Arkadaşlarımız konuştular, ben tekrara düşmemek açısından aynı şeylere değinmeyeceğim ama beni çok derinden yaralayan bir haberden hareketle bu önerge üzerinde konuşacağım: BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen şu anda Gaziantep'te tutuklu.

İfade özgürlüğü ve örgütlenme özgürlüğüyle ilgili haklarını kullandığı için kendisi bir koğuşta kalıyor ve o koğuştaki bir hasta tutukluyla ilgili olarak da görüşlerini ifade etmek istiyor. 3 gazetede dün ve bugün yayınlandı -yani Adalet ve Kalkınma Partisine yakın gazetelerde yer almadığı için haberiniz olmayabilir- Yeniçağ, Cumhuriyet ve T24.

Buradan okuyorum, tutanaklara geçsin ve biraz burnu kızaran insanlar varsa, burnu kızaran bu haberden dolayı, neye mal ettiğinizi de öğrensinler diye, tutanaklara geçsin diye.

"Tutuklandığım günden beri çokça gündem oldu ama cezaevindeki koşulların nasıl insanlık dışı olduğuna dair bir fikir vermesi için koğuşumda yaşanan ve aşağı yukarı cezaevinin tamamı için geçerli olan başka bir sorunu da kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Sağlıklı kalabilmenin zaten mümkün olmadığı bu fiziki koşullar içinde hasta olduktan sonra iyileşebilmek de çok zor. Koğuşumda 60 yaşına yakın Mehmet Çıtlak adında bir tutuklu var. Cezaevine girdiğinde sapasağlam olan bu tutuklu, son kırk gündür tamamen yatalak hale gelmiş durumda. Defalarca revire çıktı, birkaç kere de bizim yoğun ısrarımız sonucu hastane aciline götürüldü ancak bu hasta, revirden hastaneye sevki yapıldıktan tam bir ay sonra hastaneye gidebildi. Yerde yattığı ve son derece soğuk ortamda kaldığı için durumu daha da kötüleşen bu arkadaşımız son bir ayda yaklaşık 20 kilogram verdi. Diğer tutuklulardan yardım almadan bırakın yürümeyi, tuvalet ihtiyacı bile yerine getirilemiyor, her gün sabah ve akşam sayımında iki büklüm halde görmelerine rağmen aynı koşullarda kalmaya devam ediyor. Tam on altı gündür doktorun yazdığı ilaçları bile gelmiyor. Koğuşta aynı şekilde günlerdir ilaçları gelmeyen başka hastalar da var. Sadece gardiyanlara ve revirdeki sağlık görevlilerine değil, geçen hafta koğuşa gelen cezaevi müdürüne ve cezaevi savcısına da durumu anlattık ama buna rağmen Mehmet Çıtlak hala aynı durumda. Cezaevi müdürü ve savcıyla görüşmek de işe yaramayınca bu yola başvurdum."

Niye bu yola başvurmuş? Avukatına söylemiş, bu da paylaşılmış.

Ne olmuş, biliyor musunuz değerli arkadaşlar? Bundan utanmamız lazım, bu Meclisin utanması lazım, milletvekillerinin burnunun kızarması lazım. Ne olmuş biliyor musunuz? Bunu ifade ettiği için bir Sendika Başkanı, tutuklu Sendika Başkanı bunu ifade ettiği için, bunu dile getirdiği için sabah erken koğuşuna girilmiş, kötü muamele ve işkenceyle o koğuştan alınmış ve bir hücreye konulmuş.

Ne zaman olmuş değerli arkadaşlar? Bakın, bu, bugünkü haber. Yeniçağ Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi ve T24... Yani size yakın olan gazeteler bunları yazmadığı için bilmiyorsunuz.

Bundan ortalama insanın burnunun kızarması lazım ve utanması lazım. Bu hale getirdiniz, bu hale. Başka hiçbir şey söylemiyorum, arkadaşların görüşlerine katılıyorum.

Ne diyeceksiniz şimdi? Bu yok mu diyeceksiniz? Mehmet Çıtlak niye hapiste mi diyeceksiniz?

Bakın, bu da Diyarbakır Barosunun dün açıkladığı Diyarbakır Çocuk Cezaeviyle ilgili rapor, 77 sayfa değerli arkadaşlar, 77 sayfa. Bunlar sizin yönettiğiniz cezaevlerinde oluyor, sizin yönettiğiniz. Biraz dönün arkanıza bakın, neye mal ettiğinizi biraz düşünün."