CHP Lideri Özgür Özel: “İzmir’de Siyasete Alet Edilmeye Çalışılan Konut Sorunu Çözülüyor, Kooperatifler İlerliyor”

15.05.2026

CUMHURİYET HALK PARTİSİ GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL:

“İZMİR’DE SİYASETE ALET EDİLMEYE ÇALIŞILAN KONUT SORUNU ÇÖZÜLÜYOR, KOOPERATİFLERİN HER BİRİ İLERLİYOR”

“NE KADAR KÖTÜLÜK GÖRSEK DE DİRENMEYE, MÜCADELEYE AMA ÇALIŞMAYA DA DEVAM EDECEĞİZ”

“802 TANE KREŞ YAPMIŞ CUMHURİYET HALK PARTİLİLER, HEDEFİN YÜZDE 80’İNİ TUTTURMUŞLAR”

“172 KENT LOKANTASIYLA, 173 HALK MARKET, HALK MANDIRA’YLA CUMHURİYET HALK PARTİLİ BELEDİYELER ÇALIŞIYOR”

‘PARTİMİZİ YENİDEN İKTİDAR YAPALIM VE YÜZLERİ GÜLDÜRELİM’ DEDİK, O GÜN BUGÜNDÜR HUZURUMUZ YOKTUR”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, İzmir’de Karabağlar Belediyesi’nin Osman Aksüner Mahallesi 1’inci Etap Kentsel Tasarım Proje Lansmanı’na katıldı. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, burada yaptığı konuşmada, “Sayın Genel Başkanım, Karabağlar’ın çok değerli yerleşimcileri, sakinleri, Helil Başkan’ın değerli komşuları, hepinizi Cumhuriyet Halk Partisi ve şahsım adına büyük bir sevgi ile selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz. İlginize teşekkür ediyoruz. Bugün Bayraklı’dan, Bornova’dan, Buca’dan sonra Karabağlar’dayız” dedi. Özel, şunları söyledi:


“İZMİR’DE 30’A YAKIN PROJENİN AÇILIŞINI YAPTIK”

“2-3 Nisan tarihlerinde de İzmir’deydim Sayın Genel Başkanım. Yine farklı beş belediyemizde 26 hizmetin açılışını yapmış, 24 projenin de temelini atmıştık. Bugün de yine dört belediyemizde çok sayıda açılış yaptık. Toplam sayıları Buca’dakilerle birlikte yine 30’a yaklaşıyor. Çok önemli projeler ve her biri birbirinden değerli projelerin açılışında buradaydık. Karabağlar’da ise Helil Kınay’ın iki yıldır, 25 aydır yaptıklarını, bizim açılışına katılmadığımız ama hizmete girmiş olan hizmetlerini, yatırımlarını videolardan büyük bir memnuniyetle izledik. Ancak yine birlikte 3 Nisan’da çok özel bir projeye tanıklık etmiştik. Bugün de bir benzerine tanıklık ediyoruz. 3 Nisan’da sabahleyin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, öğleden sonra da Çeşme Belediyesi’nin sosyal konut projeleri vardı. İzmir Büyükşehir’in sosyal konut inşaatı Menemen’de. Ama ilk kez bir sosyal demokrat belediye, sosyal konutlarda bizim parti programına koyduğumuz gibi dünyadaki sosyal demokrat partilerin, kardeş partilerimizin önceden başlattığı ve bizim de Türkiye’yle tanıştırdığımız, sizin de bütün deneyiminizle yüreklendirdiğiniz ve desteklediğiniz gibi o sosyal konutta, konutların yüzde 10’u kiralık sosyal konut olarak ayrılmıştı. Bir başka projenin de Çeşme’de Lal Denizli ile öğleden sonra temelini attık. O da kiralık sosyal konut ama bu sefer şehrin içinde, tek katlı, tamamı kiralık olacak bir örnek modeldi. Her iki model de Cumhuriyet Halk Partisi’nin ortaya koyduğu çözüm odaklı vizyonu sahiplenen projelerdi. Özellikle Çeşme’deki projede Sayın Karayalçın’ın bütün deneyimi, biraz önce haklı şekilde hatırlatılan Türkiye’deki ilk örnek Dikmen Vadisi, Portakal Çiçeği Vadisi’ndeki başarılar ve şimdi de kiralık sosyal konut noktasındaki Sayın Karayalçın’ın yapmış olduğu yönlendirmelerle çok önemli işleri başlatmıştık. Bundan Cumhuriyet Halk Partisi olarak onur duyuyoruz. Çünkü bu ilk adımlar çok çok kıymetli. Bundan sonra bu iyi örnekler belediyelerimiz arasında veya farklı siyasi partilerin belediyeleri arasında bir pozitif rekabet yaratarak, Türkiye hem konut sorununu, hem barınma sorununu aşmak için kiralık sosyal konut kavramıyla tanımış oldu. Bundan sonra da hızlı bir şekilde bu konuda çeşitli olumlu gelişmelerin yaşanacağını düşünüyoruz.”

“YEREL YÖNETİMLERE KENTSEL DÖNÜŞÜMDE YETKİ VE DESTEK VERİLMELİ”

“Ben 10 yaşında İzmir'e geldim, 1985’te. Devlet parasız yatılı bursuyla ortaokulu, liseyi Bornova Anadolu Lisesi’nde okudum. Üniversiteyi Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde okudum. Askerliğimi Bayraklı’da, Turan’da Ege Deniz Bölge Komutanlığı’nda yaptım. Özellikle Aydın’a geçerken ya da havaalanına giderken, hep Karabağlar'ın içinden, sizin mahallenizin içinden geçtik. Sizin mahallenizi her gördüğümde, hele hele Ankara’da bu başarılı örnekler olduktan sonra ve bu örnekler farklı projelerle de devam ettirildikten sonra hep Karabağlar’da bir kentsel dönüşümün vaktinin geldiğini, geçtiğini hep düşündüm. Çoğu zaman da çok üzülerek baktık. Çünkü burada Cumhuriyet Halk Partisi’nin de yerel yönetim sorumlulukları var. Sayın Murat Karayalçın biraz önce Helil Başkan bizi birer çay içmek için misafir ettiğinde, anayasadaki vurguyu da hatırlatarak, kentsel dönüşümün tamamen bir yerel yönetimler sorumluluğu olduğunu… Bazı mahalleler, örneğin Peker Mahallesi’nden arkadaşlar bana hatırlatma yaptılar, o taraftaki proje bakanlığın sorumluluğunda, orada bir ilerleme yok. Herkes bir şeyler duymak istiyor. Oysa ki gerçekten iyi bir yönetim, yerel yönetimlere kentsel dönüşüm konusunda tam yetki ve tam destek vermelidir. Kaynağıyla, yurtdışından bulabileceği uygun finans modelleriyle, kendisinin çeşitli kaynaklarını kullandırarak, her türlü desteği vererek bu işin yerel yönetimlere bırakılması lazım. Çünkü bu iş yerelde hallolacak bir iş. Sizi dinleyen, sizi anlayan ve sizi seven, doğrudan sizin oylarınızla seçilmiş kişilerin yapması gereken bir sorumluluk bu. Sonuçta hesabı da ondan sorabilesiniz diye. Yoksa Ankara’daki bir bürokratı kim arayacak, kim bulacak, kim hesap soracak, kim kapısına gidecek? O yüzden aslında bütün kentsel dönüşümlerin belediyelere bırakılması ve kolaylaştırılması lazım. Maalesef bilhassa İzmir, bir üvey evlat muamelesini, hiç hak etmediği üvey evlat muamelesini bu iktidardan gören İzmir, kentsel dönüşümde hep geride bırakıldı. Belediyelerin projelerine hep mesafeli yaklaşıldı. Yıllardır istendi ama bir türlü istenen sonuç alınamadı.”

“AK PARTİ’NİN YARATTIĞI MAĞDURİYETLER SÜRÜYOR”

“Adalet ve Kalkınma Partisi’nin İstanbul’daki 20 yıllık serüvenleri, ki Esenyurt’taki konut mağdurları 10 bin kişi halen gezerler, yarattıkları mağduriyetler bir yana bizim arkadaşlarımız da üşenmediler. Bu konuda kimin emeği varsa geçmişte onu da mutlaka anlatmak gerekir. Ancak Helil gibi sivil toplumdan, meslek örgütünden gelen genç ve bu konuda kentsel dönüşüm fikrine hem partimizin programına uygun olarak zaten itaat eden, hem de kendisi bu heyecanı içinde hisseden bir belediye başkanımız olarak inanılmaz gayret sarf etti. Bakanlığın yollarını aşındırdı, kapılarını çaldı, ısrar etti. Elinden geleni muhtarımızla beraber fazlasıyla yaptı. Gördüğümüz kronolojide de iş artık projede hak sahipleriyle uzlaşma, anlaşma, ‘Senin yerinin karşılığında burayı vereceğiz’ deme noktasına geldi. Ümit ediyorum ki burada da bugüne kadar sürmüş olan yapıcı diyaloglar devam eder. Hızlı bir şekilde herkes hem yıllardır çilesini çektiği yerin artık sefasını sürmek için, hem bir an önce buranın değerlenmesi ve o değer artışına hak sahipliği üzerinden herhangi bir ücret, katkı ödemeden kavuşması için. İşte 8-10 milyon liralık konutlara mevcut hak sahiplikleri üzerinden ulaşılması noktasında da hızlı bir uzlaşma süreci devam eder. Sayın Genel Başkanım sağ olsunlar iyi dileklerini paylaştılar. Tabii biz eğer Allah nasip eder, bir aksilik olmazsa, bu birinci etabın da Helil Başkan’ın görev dönemi içinde yani üç yılı bulmadan, anahtarlarının teslim edildiği günü görürüm. O gün elbette ben burada olmayı çok isterim. Sayın Karayalçın ile birlikte sizin anahtarlarınızı teslim edeceğimiz o günü biz büyük bir umutla bekliyoruz ve buraya geleceğimizin sözünü veriyoruz. Ben bir yandan yani bir kulağımla, bir gözümle bu projeyi takip ediyor olacağım. Evime geldikçe, gittikçe zaten hemen yanı başından geçiyor olacağım. Ümit ederim ki en iyi şekilde, en hızlı şekilde su gibi akar ve gider. Zor kısımları geride kalmış. Böyle önemli bir değer hızlı bir şekilde ortaya çıkar.”

“BÜTÇE AÇIĞINI YÜZDE 15’E İNDİRDİ, PERSONELE BORÇ YOK”

“Biz iki yıldır yerel yönetimlerde, İzmir’de büyükşehir dahil 31 belediyenin 29’unu yönetiyoruz. Bu konuda İzmir 2023 seçimlerinde üzüldü, sıkıldı ve 2024’te Cumhuriyet Halk Partisi’nden bir değişim bekledi. Cumhuriyet Halk Partisi bu değişimi aynı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 100 yıl önce yaptığı gibi, yani siyaset kalesinin başarı kapısının üç anahtarını bize emanet ettiği, partide adeta bıraktığı üç anahtarla açtık. Bunlardan birisi; bilime inanmak, bilimsel çalışmak, veriye dayalı olarak çalışmaktı. Bir diğeri; gençlere güvenmekti. Biri de kadınlara imkan vermek, onlara güvenmekti. İşte Karabağlar’da yıllarca önemli hizmetler yapmış, belediye başkanımızın da tüm hizmetlerine teşekkür ederek, kendisinin de temiz yönetimini, titiz yönetimini takdir ederek bir bayrak devir teslimi oldu. Kriterlerin üçünü birden tutan; kendisi bir çevre mühendisi olan, bilimsel çalışmaya, veriyle çalışmaya inanan, genç olan ve kadın olan birisini önce size emanet ettik. Siz de Karabağlar’ı Helil Kınay’a emanet ettiniz. O günden bugüne tüm zorluklara, içsel ve dışsal bir takım problemlere rağmen, hükümetin işte ‘Silkeleyelim’ demesine rağmen, bütçedeki zorluklara, projelerde yaratılan bir takım zorluklara rağmen Helil Kınay önemli bir çalışma yapıyor. Yüzde 46 oyla kendisine emanet ettiğiniz bu kente çok daha yüksek bir memnuniyet oranıyla hizmet etmek için elinden geleni yapıyor. Ben özellikle belediyeleri aldığımızda belediyelerin harcına, borcuna, kapasitesine bir bakıyorum. Burası da yüzde 35 olarak hatırlıyordum, yüzde 33’lük bir bütçe açığıyla devralınmış. Bugün verileri istediğimizde Helil Başkan ve ekibi bize bütçe açığının iki yılda yüzde 15’e indiğini, bu çok büyük bir iştir, gelecek yıl artık yüzde 10’un altına ineceğini ve bütçe açığının artık tek rakamlı sayılarla önümüzdeki yıllarda sürdürüleceğini ifade etti. Belediyenin personeline hiçbir borcunun olmadığını büyük bir memnuniyetle takip ediyorum.”

“81 HİZMET ARACIYLA YENİ İSTİHDAM DA SAĞLANDI”

“Filoya kazandırılan 81 hizmet aracıyla, kiralama ihalelerine son verildiğini gördüm. Bunu çok önemsiyorum. Bizim Manisa’da AK Parti belediyeleri yönetirdi, MHP belediyeleri yönetirdi. AK Partili belediyeleri bilhassa. Bir sürü araç gelir. Araçlar Mersin plakalı. Neden? Mersin’deki bir AK Partili iş adamı gelmiş, Manisa’daki ihaleyi almış. Araç filosu, işte çöp toplayacaklar, fen işlerinde başka işler yapacaklar olurdu. Hep yüksek yüksek paralar bunlara ödenir, birileri Manisa’nın üzerinden parayı kazanır, belediye bütçesi açıklar verir, hizmet de bir hemşerilik bilinciyle değil de para kazanma bilinciyle görülürdü. Oysa burada kiralama işlemleri yerine 81 hizmet aracı satın alınması, hem en az 81 yeni istihdam demek, hem hizmeti buradan vermek demek; beşte biri fiyata mal etmek demek, artan parayla da bütçe açığını kapatmak demek. Bunu çok önemsiyorum. Diğer taraftan belediyenin akaryakıt istasyonlarıyla anlaşıp, esnafa yüzde 5’lik sağladığı indirimi, yani Karabağlıların tüketimden gelen gücünü kolektif olarak kullanma becerisini, başkanımızın buna öncülük etmesini önemli bir hizmet olarak gördüm. Ayrıca Bölgesel İstihdam Ofisi’nde bin 845 vatandaşımızı iş sahibi yapmış olmalarını. Belediyenin kendi plentinde üretilen 32 bin ton asfaltla, önemli rakam, 198 sokağa asfalt serilmiş olması ki bu sene yağmurlar çok olduğu için asfaltlarda aşınmalar çok fazla. Hızla bunlara devam edildiğini büyük bir memnuniyetle görüyorum. Beş tane halk ekmek noktasını, üç tane Kar Kafe’yi… Ki buradaki ‘kar’, kâr etmekten değil, Karabağlar’a hizmet etmekten geliyor. Kar Kafe’nin uygun fiyatlarla hizmet ediyor oluşunu, dokuz Pati Parkı, 85 hayvan evini, iki tane sosyal marketi, mevcut kreşin birden üçe çıkmasını ve dördüncüsünün yolda olmasını, kadın kooperatifinin kurulmuş olmasını da son derece önemsiyorum. Bundan sonraki süreçte de mutlaka bunların sürdürülmesi gerektiğini ve bu kadar zorluklara rağmen bu iki yılda yapılan bu işi gördükten sonra bundan sonra artık yokuş yukarı değil yokuş aşağı ilerlenecek. Bundan sonraki üç yılda da önemli çalışmaların yapılacağını düşünüyorum.”

“DURAN KOOPERATİFLERİN HEPSİNDE HAREKETE GEÇİLDİ”

“Bir diğer yandan da önceki Büyükşehir Belediye Başkanımız Tunç Soyer, İl Başkanımız Şenol Aslanoğlu, Heval Savaş Kaya, Ankara İl Başkanımız Ümit Erkol burada, İzmir’de tutuklu durumdalar. Onların tutukluluklarının sebebi de aslında kentsel dönüşüm meselesi, hem de inşaat maliyetlerinin çok arttığı, müteahhit kârının bu işleri kurtarmadığı sırada bir kooperatif mantığıyla çözüm üretmek istemesi. Bununla ilgili bir kooperatif çabasına girdiler. Maliyetler 10 kat artınca, bir takım sıkıntılar yaşanınca bu işte bir aksama oldu. Ben İzmir’e her geldiğimde, bu kooperatiflerdeki mağduriyet Genel Başkanlığımdan önce başlamıştı, Genel Başkanlığımdan sonra da dile getirildi. Ben bu konuda kararlılığımızı söylemiştim. Kooperatiflerin bütün etaplarla ilgili çalışmalarının yapılmasını söylemiştim. Hatta İzmir İl Başkanımız, o da belediyecilik, yerel yönetimler kökenlidir; Çağatay Bey. Onu göreve getirirken de bu kooperatif meselesine ne kadar önem verdiğimi kendisine ifade etmiştim. Geçtiğimiz ay Sayın Genel Başkanım, nasip oldu, 2 Nisan günü. Bu kooperatiflerden, duran kooperatiflerin hepsinin harekete geçtiğini büyük bir memnuniyetle gördüm. Birinci etabın anahtar teslimlerine başladık. Yıl sonuna kadar birinci etabın, projenin tamamen tamamlanacağını, anahtarlarının verileceğini müjdeledik. Geçmişte üzülen, protesto edenlere anahtarlarını vermeye başladık. Bu İzmir’de çok büyük moral ve motivasyon yarattı. Her birisi ilerliyor. En geç ki uzlaşılar sağlanmıştı altı etapta birden ve bu altı etaptaki uzlaşılarla herkesin yüzü gülüyor. Tabii ki kooperatif mantığı içinde ilk günde, yıllar önce çok küçük paralar söylenmiş o günkü maliyetlerle. Arada uzlaşılar sağlandı, fiyatlar güncellendi. Bütün kooperatifler harekete geçtiler. Bu konuyu memnuniyetle takip ediyoruz. Bir tek yedinci etapta bir sorunumuz vardı. 3 Nisan günü ayrılırken ‘Bir daha geldiğimde bu da çözülmüş olursa iyi olur’, memnuniyetimi ve beklentimi ifade etmiştim konuyla ilgili. Bugün yedinci etabın da sorunun çözüldüğünü, çalışmaların başladığını, geçen ay Örnekköy’de ilk anahtarları teslim ettiğimiz gibi yedinci etabın da artık yoluna girmekte olduğunu, bunların İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nden oybirliği ile geçtiğini… Ki bunu çok önemsiyoruz. Belediye meclislerinde oy çokluğu olduğunda sonra mesele siyasete alet oluyor. Ya yapmazlarsa olmaz. Burada tüm siyasi partilerin elini taşının altına koymasını özellikle istedik. O konuda büyükşehir belediye meclis grubundaki siyasi partilerin grup başkanvekillerine de teşekkür ediyoruz, gruplara da teşekkür ediyoruz. İzmir’de bir kangrene dönmeye çalışan ve birilerinin bunu siyasete alet etmeye çalıştığı bir sorunun da konut yönünden çözülmekte olduğunu büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz.”

“ÖNEMLİ OLAN MEMLEKETE YARAMASI”

“Son olarak şunu söyleyeyim. Helil Başkan’ın ev sahipliğinde çok sayıda belediye başkanımız buradayken, iki yıl geçti, zor iki yıl geçirdik. Yani aslında çok güzel bir başlangıç yaptık 31 Mart tarihinde, büyük bir zafer kazandık Türkiye’de. Türkiye siyasi tarihinde bir partiye nasip olan en büyük yerel yönetimler başarısını, hem de 2023’teki seçim kaybından ve büyük bir moral bozukluğundan sonra çok büyük bir başarı elde ettik. Devamında da pozitif gündemimizin olmasını, Türkiye’de siyasetin gergin olmamasını, normalinin bu olduğunu, siyasetçilerin kavga eden, el sıkışmayan, şehit cenazesinde birbiriyle konuşmayan meselenin doğru olmadığını söyledik. Hatta ‘Madem ki Genel Başkan seçildik. Arayan soran olmadı hükümetten, daha doğrusu iktidar partisinden, AK Parti’den. -Onlar o zaman birinci partiydi.- Biz 31 Mart’a birinci parti olduk bize düşer’ dedik. Bayramda telefonu biz açtık. Ziyareti biz yaptık. ‘Bundan sonra biz yerelde, siz genelde iktidarsınız’ dedik. ‘Çözülecek sorunlar var’ dedik. İnanın Sayın Genel Başkanım ilk üçüncü, dördüncü, beşinci yerde de ‘Kentsel dönüşüm var, deprem geliyor. Biz didişmek yerine birlikte yerel yönetimlerin sorumluluğu ile genel yönetimin sorumluluğunu çözmek, kentsel dönüşüm yapmak, kentleri depreme hazırlamak, kentleri gönendirmek, birlikte kalkındırmak lazım’ dedik. Ve ‘Emekliye sahip çıkın, asgari ücretliye sahip çıkın, çiftçiye, memura, esnafa sahip çıkın. Biz de ülkenin birinci partisi olarak elimizden geldiğince olumlu işlere destek verelim. Siz de yerel yönetimlere destek verin hep birlikte bu ülkeyi bir kalkındıralım. Ha sandığa vardığımızda da millet kararını versin ama sandığa kavgayla gitmeyelim’ dedik. Bu iş milletimiz tarafından takdir gördü. Anketlerde büyük destek gördü. Efendim bana dediler ki, ‘Bu normalleşme, bu iyiye giden bu işler CHP’ye yarıyor.’ Dedim ‘Dilinizi ısırın. Önemli olan memlekete yaraması.’”

“O GÜN BUGÜNDÜR, HUZURUMUZ YOKTUR”

“Sayın Erdoğan’a da demişler ki ‘Bu iş CHP’ye yarıyor, bu işi bitirin. Ama bitirmenin maliyeti var, bitirt.’ O günden beri aradı ki ‘CHP’nin nereden nasırına basarım, nereden beline vururum, nereden canını incitirim, nasıl dikkatini dağıtırım, nasıl hizmetine engel olurum ki bu iktidar Cumhuriyet Halk Partisi’ne duyulan bu yerel yönetim memnuniyeti genel seçim memnuniyetine dönüşmesin.’ O gün bugün huzurumuz yoktur. O gün bugün hani Cemal Süreya’ya sormuşlar ‘Biyografiniz nedir?’ diye. Cemal Süreya demiş ki ‘Yedi yaşında annemi kaybettim, dokuz yaşında Dostoyevski okudum. O gün bugün huzurumuz yoktur.’ Biz de yerel seçimleri kazandık, millete hizmet ettik, seçtiğine saygı gösterdik ve dedik ki ‘Bu ülkeyi vatandaşın yerel yönetimlerdeki memnuniyeti üzerinden partimizi yeniden iktidar yapalım ve yüzleri güldürelim.’ ‘Sen misin bunu söyleyen?’ O gün bugündür huzurumuz yoktur. Bütün imkanlarıyla, yargısıyla, yani öyle işler ki iftiralarla, gizli tanıklarla, hakaretlerle, öyle bir yere getirdiler, Cumhurbaşkanı adayımızı tutukladılar, seçilmiş belediye başkanlarını, belediye meclis üyelerini tutukladılar. Partiye kurumsal saldırdılar ve tek amaç var. ‘Bunlara huzur vermeyelim, çalışmasınlar, başaramasınlar.’ Şimdi neredeyse elimde böyle bir ara karne var. Bu ara karnede biz ne söylemişiz, belediyeler ne yapmış. Tabi bütün rakamlara bakarsak, Helil Kınay’ın bugünkü ara karnesini gördünüz.”

“802 KREŞLE HEDEFİN YÜZDE 80’İNİ TUTTURDUK”

“Ben bugün Buca’da, Bornova’da, Bayraklı’da gördüklerimden memnunum. İzmir’de gördüklerimden memnunum. Vatandaşın bunca engellemeye rağmen iyi niyetli çabayı gördüğünü ve gayretli hizmetleri ödüllendirdiğini görüyorum. Genel olarak baktığımızda demiştik ki ‘Beş yılda 1000 tane kreş lazım Türkiye’de.’ Neden? Neden 1000 tane kreş lazım? Çünkü zenginin çocuğu kreşe gidiyor, yoksulun çocuğu kreşe gidemiyor. Üç yaşındaki çocuk, dört yaşındaki çocukta bir eksiklik varsa, parmağında bir şey varsa, dilinde bir pelteklik varsa, bir harfi söyleyemiyorsa; zenginin çocuğu ‘Aman efendim bunun konuşma bozukluğu var. Hadi bakın buna.’ İş çözülüyor. ‘Bunun kasları gelişmemiş bakalım buna.’ İş çözülüyor. Yoksulun çocuğu bu işin fark edilmesi için ilkokul öğretmenini bekliyor. Altı, yedi yaşını bekliyor. Dedi ki ‘Bu olmaz.’ Çocuğu kreşte olsun, kendi çalışsın, eve ikinci bir maaş getirsin. Çocuk kreşte olsun, kadın sosyal yaşamın içinde olsun. Bizim Atatürk’ten aldığımız emanet kadınla erkeğin eşit olmasıdır her şartta. Bu yüzden çocuğa da kadına da aileye de faydası olan kreşi önemsedik, 1000 kreş hedefi koyduk beş yılda. Efendim ikinci yılın sonunda milletimizin huzurundayız, huzurunuzdayız. 802 tane kreş yapmış Cumhuriyet Halk partililer. Hedefin yüzde 80’ini tutturmuşlar.”

“MİLLETİN HUZURUNA 78 YURTLA ÇIKTIK”

“Bir garibanın çocuğu üniversiteyi kazanır. Gider, gittiği yerde barınma sorunu var. Yurt? Yurt yoksa yandın. Evler öyle ki artık eskiden üç öğrenci, dört öğrenci birleşiyordu, şimdi Kenya’dan kaçak gelenler gibi 10 öğrenci birleşse bir tane ev tutmak mümkün değil. Öyle olunca yurt çok önemli. Bu yurtları devlet açmazsa olur olmaz kurumlar açıyor. Çocuklara ‘Gel yurtta kal’ diyor, ama kendi siyasetine, kendi anlayışına, eleman devirmeye çalışıyor. Borçlandırıyorlar. İleride bela oluyor. Kimler kimler memuriyetten atıldı. Niye? Devletin yapmadığı yurtlar, yurt bulunamadı diye Fethullah Gülen cemaatinin yurtlarına gidenler devlet memuru oldular, ileride o yurtlarda kaldıkları için işlerinden ve aşlarından oldular, yuvaları bozuldu. Onun için dedik ki ‘Yurt yapmak devlete yakışır, gelip de biz iktidar olunca ilk bir yılda Cumhuriyet yurtlarını yapacağız. Ama o güne kadar bu beş yılda Cumhuriyet Halk Partili belediyeler hiç olmasa 100 tane yurt yapsın gücü olanlar beş yılda’ dedik. İkinci yılın sonunda milletin huzuruna 78 öğrenci yurduyla çıkmış durumdayız. Kent lokantası İstanbul’da, fikrinin de isminin de Ekrem Başkan’a ait olduğu bir lokanta. Bunu Türkiye’de örnek olmasını istedik. ‘Beş yıl içinde kent lokantaları 200’ü bulur mu dedik?’ Daha iki yıl olmuştu kent lokantaları 172’ye ulaşmıştı. Bir ara buna 150 demiştik, 200’e çekmiştik. 172 kent lokantasıyla, 173 Halk Market, Halk Mandıra’yla Cumhuriyet Halk Partili belediyeler çalışıyor.”

“DİRENMEYE AMA ÇALIŞMAYA DA DEVAM EDECEĞİZ”

“En önemli kaygı Anadolu’daki, en önemli kaygı. Buradakiler biliyor. Yani CHP’li belediye kimseyi geride bırakmaz, yoksulu düşünür, sosyal yardımları en iyi şekilde yapar. Ama bizim iktidarda olmadığımız coğrafyalarda ‘Aman aman, CHP’ye oy vermeyin. Gelirse sosyal yardımları keser’ korkusu vardı. Cumhuriyet Halk Partisi’ne milletimiz ve nüfusun yüzde 65’ini, coğrafyanın yüzde 65’ini, ekonominin yüzde 80’ini emanet etti yerel seçimlerde. Ve önümdeki rakam bundan önceki dönemlerde bir olan sosyal yardımın 4,6’ya çıktığını, neredeyse beş kat arttığını gösteriyor. Bunu da belediye başkanlarımızı, burada olanların şahsında, Türkiye’deki tüm belediye başkanlarımızı kutluyorum ve teşekkür ediyorum. Buradan sonra çalışmaya devam edeceğiz. Ne kadar kötülük görsek de elbette direnmeye, mücadele etmeye ama çalışmaya devam edeceğiz.”

“ANNEM ‘SEN İZMİR’E GİTTİN Mİ İYİLEŞİYORSUN’ DERDİ”

“Bugün erken saatlerde 15 Mayıs’ta, 15 Mayıs Hasan Tahsin’in Kordon‘da İzmir’i işgal etmek için gelen Yunan askerine ilk kurşunu attığı gündür. Şehit edildiği gündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bunu duyup, kararı verip 19 Mayıs’ta Samsun’a çıkmasının son kararını verdiren, artık oradan sonra Milli Mücadele’yi örgütlemek için Samsun’a çıkmanın karar verildiği gündür, İzmir’in işgali ve Hasan Tahsin’in ilk kurşunu. Oradan Samsun’dan bütün Anadolu gezilmiş, memleket işgalden kurtarılmak için parça parça yapılar bir araya getirilmiş, Kurtuluş Ordusu kurulmuş ve düşman gelip yine ne güzel bir tesadüftür, ne güzel bir sonuçtur ki İzmir’den denize dökülmüştür. O düşmana ilk kurşunun atıldığı, düşmanın İzmir’de denize döküldüğü, bayrağın göndere çekildiği, egemenliğin ilan edildiği şehirdeyiz. Sabahleyin çok hastaydım ben. Halen biraz kırıklık var. Ama böyle kolumu kaldıracak halde değildim. ‘Nasıl olacak bu İzmir programı?’ dedim. Anneciğimin bir lafı geldi aklıma. Annem ben böyle ‘Hastayım’ deyince, İzmir’deki halimi de biliyor. Derdi ki ‘Kalk kalk sen İzmir’e gittin mi iyileşiyorsun’ derdi. Ben İzmir’e geldim, iyileştim. Ve 15 Mayıs tarihinde böyle bir günde, bir güzel günü geçirdik.”

“BİR MAHALLENİN KENTSEL DÖNÜŞÜMÜNÜN EN ÖNEMLİ AŞAMASI”

“il başkanımıza, ilçe başkanlarımıza, muhtarlarımıza teşekkür ediyorum. Belediye başkanlarımıza teşekkür ediyorum. Biz bu güzel günde ne kadar saldırı altında olsa da Cumhuriyet Halk Partili belediyeler; Manisa ve İzmir arasında sınırda Sarnıç dağ köyüne gidip de köylüler istiyor diye Ömer Başkanın bir cami yaptırdığını, yıkılan caminin yanına, yanına bir muhtar evi, köy evi yaptırdığını, hemen yanında bir kütüphane yaptırdığını gördük. Kudüs’teki caminin aynı modelini oraya koyup da orada Sarnıç köyündeki bütün vatandaşlarımızı memnun ettiğini görerek ve köy hayrını orada hep birlikte karnımızı doyurarak Mescid-i Aksa Camii’nin açılışını yaparak başladık. Ferdi Zeyrek’in adının verildiği muhteşem futbol sahaları, basket sahaları, voleybol sahaları, yeşil alanları gördük. Ardından Naim Süleymanoğlu’nun adının verildiği spor tesislerini açtık. Yine kızı Türkü ile birlikte katıldığımız yerde geçen sene 2 Mart tarihinde kaybettiğimiz sanatçımızın, sözlerine eşlik ederek ‘Güzel günler göreceğiz, güneşli günler göreceğiz’ diyerek Edip Akbayram’ı andık. Ortaokul ve lise öğrencilerini üniversite ve ortaokul sonrası sınavlara hazırlayacak, etüd merkezini, dershaneyi açtık, kütüphaneleri açtık. Çok sayıda 20’ye yakın, hazırlanmış tesislerin açılışlarını yaptık. Bugün de yıllarca cefası çekilen, anılar biriktirilen ve ‘Şimdi ne olacak?’ diye endişe edilen bir mahallenin kentsel dönüşümünün en önemli aşamasına tanıklık ettik. Mahalleye gelip de anahtarları verdiğimiz, çayınızı içtiğimiz, sizinle hoş sohbet edeceğimiz o güne kadar Allah’a emanet olun, hepinizi seviyoruz. Hepinize saygılar sunuyoruz. Sağ olun, var olun.”


CHP GENEL BAŞKANI ÖZGÜR ÖZEL İZMİR’DE - 4